Arnavutluk'tan Türkiye'ye Göçler: Tarihsel Süreç, Göç Veren Şehirler, Kolonya Vakası ve Hukuki Haklar Rehberi

Arnavutluk'tan Türkiye'ye göçler, Osmanlı İmparatorluğu'nun klasik idare döneminden Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna ve Soğuk Savaş yıllarına kadar uzanan çok katmanlı, zengin ve derin bir tarihsel geçmişe sahiptir. Balkan coğrafyasının geçirdiği siyasi kırılmalar, savaşlar, sınır değişiklikleri ve ideolojik baskılar neticesinde yüz binlerce Arnavut kökenli Osmanlı vatandaşı ve Arnavutluk tebaası Anadolu ve Trakya topraklarına göç etmiştir.

Günümüzde bu tarihsel hareketlilik yalnızca sosyolojik veya demografik bir araştırma konusu olmaktan çıkmış; miras intikalleri, tapu tescilleri, isim denklik belgeleri ve en önemlisi soybağı tespiti ile çifte vatandaşlık başvuruları bağlamında son derece güncel bir hukuki ihtisas alanına dönüşmüştür. Eren Avukatlık Ofisi, İstanbul Kadıköy merkez ofisi ve 2009 yılından bu yana Arnavutluk’un başkenti Tiran’daki faaliyetleriyle, Arnavutluk ve Balkanlar eksenli hukuki uyuşmazlıklarda hem tarihsel arşivleri hem de uluslararası mevzuatı titizlikle harmanlamaktadır.

Bu kapsamlı hukuki ve tarihsel rehberde; Osmanlı ve Cumhuriyet arşiv belgeleri (BOA, BCA), Kızılay (Hilâl-i Ahmer) evrakı ve Arnavutluk Devlet Arşivi (AQSH) kayıtları ışığında Arnavutluk'tan Türkiye'ye göçler ne zaman gerçekleşti, en çok hangi şehirlerden göç verildi, özellikle Kolonya (Kolonjë) kazası neden kitlesel bir göç merkezine dönüştü ve göçmen torunlarının günümüzdeki hukuki hakları nelerdir soruları ayrıntılarıyla incelenmektedir.

İçindekiler Dizini

  1. Kavramsal ve Hukuki Netlik: "Arnavutluk Devleti" ile "Yugoslavya Arnavutları" Farkı
  2. Arnavutluk'tan Türkiye'ye Göçlerin Kesin Kronolojisi ve Tarihsel Dalgalar
  3. En Çok Göç Veren Arnavut Şehirleri ve Bölgesel Demografi
  4. Türkiye'deki Hukuki Mevzuat, İskân Rejimi ve Resmi Nüfus İstatistikleri
  5. Göçmen Ailelerin Günümüz Hukukundaki Hakları ve Hukuki Prosedürler
  6. Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
  7. Akademik ve Arşivsel Kaynakça

1. Kavramsal ve Hukuki Netlik: "Arnavutluk Devleti" ile "Yugoslavya Arnavutları" Farkı

Tarihsel ve hukuki araştırmalarda en sık düşülen yanılgı, eski Yugoslavya topraklarında (Kosova, Kuzey Makedonya, Karadağ, Sancak) yaşayan Arnavutların göç süreçleri ile müstakil Arnavutluk Devleti sınırları içerisinden gerçekleşen göçlerin birbirine karıştırılmasıdır.

Özellikle hukuki hak arama süreçlerinde bu iki havzanın anlaşmaları ve tabiiyet kütükleri tamamen farklı mevzuatlara tabidir:

  • 1938 ve 1953 Göç Sözleşmeleri: Türkiye Cumhuriyeti ile Yugoslavya Krallığı arasında akdedilen 11 Temmuz 1938 tarihli Göç Sözleşmesi ve 1953 tarihli Tito–Köprülü "Centilmenler Anlaşması", münhasıran Yugoslavya vatandaşı Müslümanları ve Arnavutları kapsamıştır.
  • Arnavutluk'un Diplomatik Duruşu: Bağımsız Arnavutluk Devleti (Kral Zog dönemi), 1938 Türkiye-Yugoslavya Sözleşmesi'ne şiddetle karşı çıkmış; Tiran hükümeti hem Ankara nezdinde hem de Milletler Cemiyeti nezdinde resmi diplomatik protesto notaları vermiştir (Bkz. Arkivi Qendror Shtetëror - AQSH, Fondi 149, D. 84). Tiran, bu anlaşmanın Kosova ve Makedonya'daki otokton Arnavut nüfusunu zorla yerinden etme projesi olduğunu savunmuştur.
  • Sınırların Kapanması: 1948 yılında Enver Hoca'nın Sovyetler Birliği safında yer alarak Josip Broz Tito ile diplomatik ilişkileri koparması (İnformbiro Ayrılığı) neticesinde, Arnavutluk ile Yugoslavya sınırları bütünüyle mayınlanmış, iki ülke arasında doğrudan geçişler imkânsız hale gelmiştir.

Dolayısıyla, Türkiye'deki Arnavut kökenli vatandaşlarımızın hak arama ve vatandaşlık hukuku süreçlerinde ata topraklarının günümüz Arnavutluk Cumhuriyeti sınırlarında mı (örneğin Görice, Kolonya, İşkodra, Tiran, Berat) yoksa Kosova veya Kuzey Makedonya sınırlarında mı kaldığı, başvurulacak arşivleri ve geçerli mevzuatı bütünüyle değiştirmektedir.

Arnavutluk'un coğrafyası, dili, nüfusu ve günümüzdeki durumu için Arnavutluk hakkında kısa bilgi yazımıza bakabilirsiniz.

2. Arnavutluk'tan Türkiye'ye Göçlerin Kesin Kronolojisi ve Tarihsel Dalgalar

Arnavutluk coğrafyasından Osmanlı merkezine ve Cumhuriyet Türkiye'sine yönelen nüfus hareketleri, 8 belirgin tarihsel evreye ayrılmaktadır:

Göç Kronolojisi: 8 Tarihsel Evre
1468 – 1877 · Klasik dönem ve kurbet (gurbet) göçü; İstanbul’da esnaf ağları
1877 – 1881 · 93 Harbi, Berlin Antlaşması ve Ülgün krizi
1912 – 1913 · Balkan Savaşları ve İşkodra Kuşatması
1914 · Kuzey Epir olayları ve Kolonya’daki köy yangınları
1923 – 1934 · Türkiye–Arnavutluk Dostluk Antlaşması ve 2510 sayılı İskân Kanunu
1939 – 1944 · İtalyan işgali ve Türkiye’ye sığınanlar
1945 – 1990 · Enver Hoca rejimi; kapalı sınırlar ve firarlar
1990 – 1997 · Rejimin çöküşü, elçilik ilticaları ve piramit krizi

2.1. Erken Klasik ve Kurbet (Gurbet) Dönemi (1468 – 1877)

Fatih Sultan Mehmed devrinde Boğaziçi'ndeki stratejik köye Arnavut muhafız ve zanaatkâr ailelerin iskân edilmesi, günümüzdeki Arnavutköy semtinin kuruluşunu sağlamıştır. Bu dönemdeki nüfus hareketi çoğunlukla "kurbet" (gurbetçilik) geleneği eksenindedir. Güneydoğu Arnavutluk dağlarından (Kolonya, Görice, Debre) İstanbul'a gelen erkek nüfus; taş fırıncılık, unlu mamuller, helvacılık, bakkallık ve dülgerlik meslek kollarında örgütlenmiş, zamanla ailelerini de başkente taşımıştır.

2.2. 93 Harbi, Berlin Kongresi ve Ülgün Krizi (1877 – 1881)

1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı ve akabinde imzalanan Berlin Antlaşması, Arnavut nüfus için ilk büyük kitlesel yerinden edilme sürecini başlatmıştır. Antlaşma uyarınca Podgorica, Bar ve 1880 yılındaki askeri kriz neticesinde Ülgün'ün (Ulcinj) Karadağ Prensliği'ne bırakılması, on binlerce mültecinin İşkodra Vilayeti'ne yığılmasına yol açmıştır. İşkodra'daki açlık ve izdiham karşısında Osmanlı makamları, Adriyatik limanlarından Trakya ve İstanbul'a organize deniz tahliyeleri düzenlemiştir.

2.3. Balkan Savaşları ve İşkodra Kuşatması (1912 – 1913)

Ekim 1912'de patlak veren I. Balkan Savaşı, Osmanlı idaresinin Rumeli'deki sonunu getirmiştir. Hasan Rıza Paşa ve Esat Paşa Toptani komutasındaki Osmanlı garnizonunun Karadağ ve Sırp ordularına karşı yürüttüğü 7 aylık İşkodra Kuşatması, açlık ve kolera salgınıyla birleşerek büyük bir sivil trajedi doğurmuştur. İşkodra'nın ve güneyde Yanya Kalesi'nin düşmesinin ardından, Osmanlı ordusuna bağlı subay aileleri, memurlar ve Müslüman siviller Şengjin (Şingin) ve Avlonya (Vlorë) limanlarından vapurlarla İstanbul, İzmir ve Bursa'ya tahliye edilmiştir.

2.4. 1914 Kuzey Epir İşgali ve Kolonya İnsani Felaketi

1912'de Arnavutluk'un bağımsızlığını ilan etmesi ve Aralık 1913 Floransa Protokolü ile güney sınırlarının belirlenmesine rağmen Yunan askeri ve gayrinizami birlikleri bölgeyi terk etmemiştir. Georgios Christakis-Zografos önderliğinde kurulan sözde "Kuzey Epir Özerk Cumhuriyeti" andart çeteleri, Şubat–Ağustos 1914 tarihleri arasında Kolonya, Görice, Leskovik ve Premedi (Përmet) kazalarında eşi görülmemiş bir imha ve yangın harekâtı başlatmıştır. 300'den fazla Müslüman Arnavut köyünün yakılması sonucu 50.000'i aşkın sivil Avlonya kıyılarına kaçmış, burada toplanan mülteciler Bâb-ı Âlî ve Hilâl-i Ahmer tarafından deniz yoluyla Anadolu'ya nakledilmiştir.

2.5. Cumhuriyet Dönemi, 1923 Tabiiyet Sözleşmesi ve 1934 İskân Kanunu

15 Aralık 1923 tarihinde Ankara'da Türkiye Cumhuriyeti ile Arnavutluk Devleti arasında Muhadenet Muahedenamesi (Dostluk Antlaşması) ve Tabiiyet Mukavelenamesi imzalanmıştır. Bu hukuki metinle, Osmanlı'dan devralınan Arnavut kökenli kişilere 1926 sonuna kadar Türk veya Arnavut vatandaşlığını seçme imkânı (optio) tanınmıştır. 1934 yılında yürürlüğe giren 2510 sayılı İskân Kanunu ise yeni gelen Arnavut muhacirlerin iskân ve entegrasyon kurallarını kökten değiştirmiştir.

2.6. II. Dünya Savaşı ve Faşist İtalyan İşgali (1939 – 1944)

7 Nisan 1939'da Faşist İtalya ordularının Arnavutluk'u işgali ve Kral Ahmet Zog'un ülkeyi terk etmesi üzerine, monarşist kadrolar, anti-faşist aydınlar ve diplomatlar aileleriyle birlikte Türkiye'ye sığınmıştır. Türkiye, diplomatik teamüller çerçevesinde bu sığınmacı elitleri kabul etmiş ve büyük şehirlerde ikametlerine izin vermiştir.

2.7. Soğuk Savaş: Enver Hoca Rejimi ve Demir Perde Firarları (1945 – 1990)

1944 sonunda yönetimi ele geçiren Enver Hoca'nın komünist rejimi, Arnavutluk sınırlarını ("Kufiri i Hekurt") dış dünyaya tamamen kapatmıştır. İzinsiz sınır geçişleri vatana ihanet sayılmış ve failler ya sınır boylarında vurulmuş ya da meşhur Spaç ve Burrel çalışma kamplarına gönderilmiştir. Buna rağmen dağ yollarından Yunanistan'a ve deniz yoluyla İtalya'ya kaçan mülteciler, mülteci kamplarından Türkiye vizeleriyle getirilmiştir.

2.8. Post-Komünizm Çöküşü, Elçilik İlticaları ve 1997 Piramit Krizi

Temmuz 1990'da Tiran'daki yabancı elçiliklere yönelik kitlesel iltica eylemleri sırasında T.C. Tiran Büyükelçiliği'ne sığınan çok sayıda Arnavut vatandaşı tahliye edilerek Türkiye'ye getirilmiştir. Mart 1997'de patlak veren Piramit Şirketleri Skandalı ülkeyi topyekûn bir iç savaşa sürüklemiş, ordu depolarının yağmalanması üzerine Türk Deniz Kuvvetleri ve TSK tahliye operasyonları düzenlemiş, yüzlerce aile geçici veya kalıcı olarak Türkiye'ye sığınmıştır.

3. En Çok Göç Veren Arnavut Şehirleri ve Bölgesel Demografi

Arnavutluk sınırları içerisinden Türkiye'ye göç veren şehirler, dönemin sosyo-ekonomik ve coğrafi dinamiklerine göre belirgin farklılıklar göstermektedir:

Göç Veren Bölgeler ve Türkiye’deki Yerleşim Yerleri
Kolonya (Kolonjë)
En yoğun göç havzası
Bursa, İzmir, Manisa, Balıkesir, İstanbul
Görice ve Devoll
Korçë, Bilisht
İstanbul (Kadıköy, Bakırköy, Erenköy), Bursa, İzmir
İşkodra
Shkodër, Malësi e Madhe
İstanbul (Arnavutköy, Sarıyer, Pendik), Samsun (Bafra)
Debre
Dibër, Peshkopi, Bulqizë
Sakarya, Kocaeli, İstanbul
Ergiri, Premedi, Tepedelen
Gjirokastër, Përmet
Ağırlıklı olarak İstanbul
Çamlık (Çamëria)
Bugün Yunanistan’da
Türkiye’ye sınırlı göç; 1944–45’te çoğunluk Arnavutluk’a sığındı

3.1. Kolonya (Kolonjë / Ersekë / Leskovik) – Neden En Yoğun Göç Havzası?

Osmanlı idari teşkilatında Manastır Vilayeti'nin Görice Sancağı'na bağlı olan Kolonya Kazası (idari merkezi Ersek / Erseka), Türkiye'ye oransal ve sayısal olarak en yoğun göçü veren yerleşim birimidir.

Kolonya Kazası Neden Bu Kadar Yoğun Göç Verdi?

  1. Zorlu Coğrafi Yapı ve Tarımsal İmkânsızlık: Kolonya, deniz seviyesinden ortalama 1.020 metre yüksekliktedir (Erseka, Arnavutluk'un en yüksek şehridir). Gramoz (2.523 m) ve Nemërçka dağ silsileleri arasına sıkışan taşlık, engebeli ve sert kış koşullarına sahip bu yaylada tarım arazileri nüfusu beslemeye yetmemiştir.
  2. Asırlık "Kurbeti Kolonjar" (Gurbetçilik Geleneği): Kolonya'da yetişkinliğe adım atan her gencin İstanbul, Bükreş veya Sofya'ya gurbete gitmesi yazılı olmayan bir toplum kuralıydı. İstanbul'da kazanılan gelirler memleketteki taş kule konakların (kulla) finansmanını sağlamıştır.
  3. İstanbul'daki Mesleki Hemşehrilik Ağları ve Esnaf Tekelleri:
    • Taş Fırıncılık (furrtarët): Karagümrük, Fatih, Cibali, Beşiktaş, Eyüp ve Kasımpaşa fırınları nesiller boyunca Kolonya kökenli ailelerin elindeydi.
    • Helvacılık ve Şekerlemecilik (ëmbëlsaktorët): Saray helvahanesinden başlayarak İstanbul çarşılarındaki tahin ve helva imalathaneleri Kolonyalı ustaların tekelindeydi.
    • Bakkallık ve Zahirecilik (bakallët): İstanbul'a adım atan her Kolonyalı muhacir, hemşehrilerinin yanında derhal iş bulabilmekteydi.
  4. Bektaşilik Ağı ve İstanbul Tekkelerinin Hamiliği: Kolonya, Arnavutluk Bektaşiliğinin en kuvvetli merkezidir. 1913-1925 yılları arasında Hacıbektaş Dedebabası makamında bulunan Salih Niyazi Dedebaba, bizzat Kolonjë-Starje doğumludur. İstanbul'daki Merdivenköy Şahkulu Sultan, Kazlıçeşme Erikli Baba ve Karaağaç tekkeleri, Kolonyalı göçmenlerin ilk sığınağı ve sosyal güvencesi olmuştur.
  5. 1914 Kırılma Noktası (Yunan Andart Yangınları): 1914 baharında Kolonya kazasında taş taş üstünde bırakılmamıştır. 30'u aşkın köy tamamen yakılmıştır: Starje, Kodras, Borovë, Barmash, Taç (Taç Poshtë / Taç Lartë), Luaras, Psar, Gostivisht, Radovickë, Sanjollas, Selenicë, Kreshovë, Kagjinas, Zavalan, Helmës, Orgockë, Rehovicë, Prodan, Qinam. Köyleri yok edilen 20.000'den fazla Kolonyalı mülteci, Avlonya kıyılarına kaçmış ve Osmanlı Hilâl-i Ahmer vapurlarıyla Anadolu'ya taşınmıştır (Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi - BOA, DH.İ.UM, Dosya 19-2, Belge 43).

Türkiye'deki Başlıca Kolonya Kolonileri:

  • Bursa: Mustafakemalpaşa (merkez ve Ova köyleri), Karacabey (Tepecik beldesi).
  • İzmir: Buca, Bornova, Torbalı, Gaziemir (Seydiköy).
  • Manisa: Akhisar.
  • Balıkesir: Gönen, Manyas.
  • İstanbul: Fatih (Karagümrük), Bayrampaşa, Gaziosmanpaşa, Eyüp.

3.2. Görice (Korçë) ve Devoll (Bilisht)

Manastır Vilayeti'nin Görice Sancak merkezi olan Korça; eğitimli nüfusu, ticaret erbabı ve zengin tüccarları ile göç dalgasında önemli rol oynamıştır. 1912 Balkan Savaşı'nda Yunan işgali, 1914 andart olayları ve ardından 1916-1920 Fransız askeri idaresi sonrası sınırların kesinleşmesiyle Türk ve Müslüman aileler mülklerini tasfiye ederek Türkiye'ye yerleşmiştir. Türkiye'de en çok İstanbul (Kadıköy, Bakırköy, Erenköy), Bursa ve İzmir'e iskân edilmişlerdir.

3.3. İşkodra (Shkodër) ve Malësi e Madhe

İşkodra Vilayet merkezi, 1878'de Karadağ sınırında kalan Podgorica ve Bar mültecilerinin ilk sığınağı olmuş; 1913 kuşatması sonrası ise şehrin köklü aileleri İstanbul'a göç etmiştir. Tütün ticareti, tabaklık (dericilik) ve kuyumculuk ustası olan İşkodralılar, Boğaziçi kıyıları (Arnavutköy, Sarıyer, Pendik) ile Samsun Bafra tütün havzasına yerleştirilmiştir.

3.4. Debre (Dibër: Peshkopi, Bulqizë, Maqellarë)

1913 Londra Konferansı'nda Debre sancağının ikiye bölünmesi (büyük kısmının Sırbistan'a verilmesi), 1913 Ohri-Debre Ayaklanması ve 1920 sınır çatışmaları halkı göçe mecbur kılmıştır. Debreliler inşaat ustalığı, taş işçiliği, dülgerlik ve sütlü tatlı imalatındaki hünerleriyle tanınmıştır. Yoğunlukla Sakarya (Adapazarı, Hendek, Sapanca), Kocaeli ve İstanbul'a yerleşmişlerdir.

3.5. Ergiri (Gjirokastër), Premedi (Përmet) ve Tepedelen

Yanya Vilayeti'ne bağlı bu sancak, aydın ve bürokrat sınıfının beşiğidir. 29 Nisan 1914'te Hormova Manastırı'nda Hormova köyünden 217 erkek ve çocuğun Yunan çetelerince katledilmesi (Hormova Katliamı), Viyosa (Vjosë) vadisindeki ahaliyi paniğe sevk ederek göçü tetiklemiştir. Şemsettin Sami ve kardeşlerinin memleketi olan Frashër aydınları da İstanbul'a sığınmıştır.

3.6. Çamlık (Çamëria) Havzası ve Mübadele Muafiyeti

Tarihsel Güney Arnavutluk'un Epir uzantısı olan Çamëria bölgesinde yaşayan Müslüman Arnavutlar, 30 Ocak 1923 Lozan Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi'nde Tiran hükümetinin Milletler Cemiyeti nezdindeki girişimleriyle mübadele kapsamı dışında tutulmuştur. Ancak Yunan yerel makamlarının baskıları sonucu yaklaşık 3.000 ila 6.000 Çam Arnavutu Türkiye'ye sevk edilmiştir. Bölgedeki asıl büyük facia 1944-1945'te General Napoleon Zervas komutasındaki EDES milislerinin katliamlarıyla yaşanmış; kaçabilen 25.000'den fazla Çam Müslümanı Türkiye'ye değil, doğrudan Arnavutluk'a sığınmıştır.

4. Türkiye'deki Hukuki Mevzuat, İskân Rejimi ve Resmi Nüfus İstatistikleri

Cumhuriyet döneminde göçmenlerin yerleşimini düzenleyen temel metin, 14 Haziran 1934 tarihli ve 2510 sayılı İskân Kanunu olmuştur. Kanun Türkiye'yi 3 iskân mıntıkasına ayırmıştır:

  • 1 No'lu Sahalar: Türk kültürlü nüfusun yoğunlaştırılacağı yerler.
  • 2 No'lu Sahalar: Türk kültürüne temsili (entegrasyonu) istenen nüfusun nakledileceği alanlar.
  • 3 No'lu Sahalar: Boşaltılması ve yerleşimi yasaklanan askeri alanlar.

Arnavutluk'tan gelen göçmenler "Türk kültürüne bağlı ancak Türkçe konuşmayan" statüsünde değerlendirilmiş; Marmara ve Ege'deki hemşehri yoğunlaşmalarını kırmak adına Kanun'un 11. ve 13. maddeleriyle toplu köy ve mahalle kurmaları, işçi ve esnaf loncası teşkil etmeleri yasaklanmıştır. Aileler Orta Anadolu'da (Niğde, Kayseri, Tokat, Çorum, Bilecik) köy nüfusunun %10'unu geçmeyecek oranlarda dağıtılmıştır (Cumhuriyet Arşivi - BCA, Fon: 30..18.1.2, Kutu: 48, Gömlek: 68).

Cumhuriyet Dönemi Nüfus Sayımlarında Arnavutça Verileri

(Kaynak: Başvekalet İstatistik Umum Müdürlüğü / DİE Genel Nüfus Sayımı Sonuçları)

Sayım Yılı Toplam Türkiye Nüfusu Anadili Arnavutça Olanlar İkinci Dili Arnavutça Olanlar Toplam Konuşur Sayısı
1927 13.648.270 21.774 (Kayıt tutulmadı) 21.774
1935 16.158.018 14.496 26.161 40.657
1945 18.790.174 14.165 17.701 31.866
1950 20.947.188 16.079 (Yayımlanmadı) 16.079
1955 24.064.763 10.893 25.898 36.791
1960 27.754.820 ~12.000 37.144 49.144
1965 31.391.421 12.832 40.688 53.520

5. Göçmen Ailelerin Günümüz Hukukundaki Hakları ve Hukuki Prosedürler

Arnavutluk kökenli ailelerin torunları günümüzde Türkiye ve Arnavutluk mevzuatları kapsamında mühim haklara sahiptir. Ancak bu hakların tesisi profesyonel bir hukuki takip ve arşiv araştırması gerektirir.

Soybağı ile Arnavutluk Vatandaşlığı: Süreç Adımları
1
Soy tespiti
e-Devlet alt-üst soy kaydı ve muhacir belgeleri
2
Arşiv araştırması
Osmanlı Arşivi (BOA) ve Arnavutluk Devlet Arşivi (AQSH)
3
Doğum belgesi
Certifikatë Lindjeje temini
4
Kayıt uyumu
İsim denklik belgesi veya nüfus kayıt düzeltme davası
5
Başvuru
Üçüncü dereceye kadar soy bağı (Kanun No. 113/2020, m.6)
6
Bildirim
Türk makamlarına bildirim (5901 sayılı Kanun m.44)

5.1. Soybağı ile Arnavutluk Vatandaşlığı ve Çifte Vatandaşlık Tespiti

Arnavutluk Cumhuriyeti Vatandaşlık Kanunu (Ligji për Shtetësinë Shqiptare), soyunda Arnavutluk kökeni bulunan şahıslara kan bağı (jus sanguinis) esasına göre vatandaşlık hakkı tanımaktadır.

  • Kuşak Sınırı: Başvuru sahibinin üçüncü dereceye kadar (anne/baba, büyükanne/büyükbaba veya büyük dede/büyük nine) bir üstsoyunun Arnavutluk vatandaşı olduğunu ispatlaması gerekir (Arnavutluk Vatandaşlık Kanunu No. 113/2020, m.6).
  • Kritik Belge: Arnavutluk Nüfus Müdürlüğü'nden temin edilecek Doğum Kayıt Örneği (Certifikatë Lindjeje). Ülkede dijitalleşme öncesi kayıtların iptidai arşivlerde bulunması nedeniyle doğum belgesinin bulunması uzmanlık gerektirir. Eren Avukatlık Ofisi, Tiran ofisi ve yerel partnerleriyle belediye arşivlerinde doğrudan fiziki inceleme yürütmektedir.
  • Detaylı başvuru şartları için Çifte Vatandaşlık sayfamızı inceleyebilirsiniz.
  • Arnavutluk vatandaşlığı başvurusu için gerekli asgari şartlar, başvuru sırasında gerekli belgeler ve Nasıl Arnavut vatandaşı olabilirim? yazılarımıza bakabilirsiniz.

5.2. İsim Denklik Belgesi ve Nüfus Kayıt Düzeltme Davaları

Göç eden büyüklerin Osmanlı veya Arnavutluk kayıtlarındaki ad, soyad ve doğum tarihleri (Rumi/Hicri takvim farkları, Türkçe fonetiğe uyarlama) ile Türkiye nüfus kütüklerindeki kayıtları ekseriyetle uyuşmamaktadır.

  • İsim Denklik Belgesi: Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nden temin edilir.
  • Dava Süreci: Eğer Türkiye'deki kayıtlarda doğum yeri yalnızca "Arnavutluk" olarak yazılmışsa ya da doğum tarihi "01/07" şeklinde genel işlenmişse, Asliye Hukuk Mahkemesi'nde Nüfus Kayıt Düzeltme Davası açılarak doğum belgesindeki gerçek veriler kütüğe işletilmelidir. Aksi halde Arnavutluk makamları soybağını teyit etmemektedir.
  • İsim denklik belgesinin ne olduğu ve nasıl alındığı için isim denklik belgesi yazımıza bakabilirsiniz.

5.3. Osmanlı ve Arnavutluk Arşiv Araştırmaları (BOA ve AQSH)

1912-1923 arası dönemde göç eden ailelerin ata kayıtları iki temel arşivde aranmaktadır:

  1. İstanbul Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi (BOA): Dahiliye Nezareti İdare-i Umumiye (DH.İ.UM.), İskân-ı Aşair ve Muhacirin Müdüriyeti (İ.MAM.) ve Hilâl-i Ahmer tahliye manifestoları incelenerek ailenin hangi kazadan ve köyden (örneğin Kolonjë-Starje veya Borovë) çıktığı tespit edilir.
  2. Tiran Devlet Merkez Arşivi (AQSH): Osmanlı dönemi Nüfus Esas Defterleri (Defterët e Regjistrimit të Popullsisë) taranarak aile kütüğü belgelenir.

5.4. Arnavutluk'ta Kalan Gayrimenkul ve Miras İntikali

1914 yangınları veya Balkan Savaşları sırasında Kolonya, Görice veya İşkodra'da terk edilen taşınmazlar ile 1945 komünist rejimince millileştirilen mülkler üzerinde mirasçıların hak iddia etme imkânı bulunmaktadır.

Arnavutluk'ta faaliyet gösteren Mülklerin İşlenmesi Ajansı (Agjencia e Trajtimit të Pronave) nezdinde hak düşürücü süreler ve dava yolları mevcuttur. Bu hususta ofisimiz bünyesindeki Miras Hukuku ve Gayrimenkul Hukuku uzmanları, uluslararası veraset ilamı çıkarılması ve mülkiyet tespiti davalarını yürütmektedir.

Türkiye'deki taşınmazların mirasçılar adına tescili için mirasın intikali için gerekli evraklar yazımıza bakabilirsiniz.

6. Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)

Arnavutluk'tan Türkiye'ye göç edenlerin torunları Arnavutluk vatandaşlığı alabilir mi?

Evet. Arnavutluk Vatandaşlık Kanunu uyarınca üçüncü dereceye kadar (anne/baba, büyükanne/büyükbaba, büyük dede/büyük nine) Arnavutluk vatandaşı bir üstsoyu bulunan kişiler soybağı esasıyla (jus sanguinis) çifte vatandaşlık hakkına başvurabilir. Bunun için atalarının Arnavutluk sınırları içerisindeki resmi doğum belgesinin (Certifikatë Lindjeje) temin edilmesi ve Türkiye nüfus kayıtlarıyla mutabakatının sağlanması şarttır.

Dedem Kolonya (Kolonjë) doğumlu, doğum belgesine nasıl ulaşabilirim?

Kolonya kazası (Ersekë ve köyleri), 1914 olaylarında büyük yıkım yaşamış olmakla birlikte, Tiran'daki Devlet Merkez Arşivi (AQSH) ve yerel Ersekë belediye nüfus dairelerinde Osmanlıca ve eski Arnavutça kayıtlar muhafaza edilmektedir. Eren Avukatlık Ofisi Tiran şubesi aracılığıyla bu arşivlerde bizzat fiziki tarama yapılarak doğum belgesi aslına ulaşılabilmektedir.

1923 Lozan Mübadelesi ile Arnavutluk'tan göçmen geldi mi?

Hayır. Lozan Mübadelesi yalnızca Yunanistan ile Türkiye arasındaki tebaayı kapsamıştır. Ancak Yunanistan idaresinde kalan Çamlık (Çamëria) Müslüman Arnavutları başlangıçta mübadeleye dahil edilmiş, Tiran hükümetinin Milletler Cemiyeti nezdindeki diplomatik müdahalesiyle muaf tutulmuşlardır. Yerel baskılarla yalnızca 3.000 ila 6.000 arasında Çam Arnavutu Türkiye'ye gelmiştir.

Türkiye'deki nüfus cüzdanında doğum yeri sadece "Arnavutluk" yazıyor, ne yapmalıyım?

Doğum yerinin şehir ve ilçe bazında net olmaması, vatandaşlık ve miras başvurularında ret sebebidir. Öncelikle Başbakanlık Osmanlı Arşivi ve Nüfus Genel Müdürlüğü muhacir kayıtları taranarak atanızın kesin doğum yeri tespit edilmeli, ardından Asliye Hukuk Mahkemesi'nde Nüfus Kayıt Düzeltme Davası açılarak kütüğe işletilmelidir.

Arnavutluk çifte vatandaşlığı Türk vatandaşlığımı kaybettirir mi?

Hayır. Hem Türkiye Cumhuriyeti (5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu) hem de Arnavutluk Cumhuriyeti mevzuatı çifte vatandaşlığa hukuken izin vermektedir. Arnavutluk vatandaşlığı iktisap edildiğinde Türk vatandaşlığı kesintisiz devam eder.

7. Akademik ve Arşivsel Kaynakça

Bu çalışmanın hazırlanmasında başvurulan temel birincil arşiv fonları ve prestijli akademik yayınlar şunlardır:

Birincil Arşiv Kaynakları

  • Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi (BOA - İstanbul): DH.İ.UM. Dosya 19-2, Belge 43; Dosya 20-1, Belge 15; BEO. No: 321854; HR.SYS. Kutu 2884.
  • Cumhurbaşkanlığı Cumhuriyet Arşivi (BCA - Ankara): Fon Kodu: 30..18.1.2, Kutu 48, Gömlek 68, Belge 12.
  • Arkivi Qendror Shtetëror i Republikës së Shqipërisë (AQSH - Tiran): Fondi 152, Dosja 45, 78; Fondi 251 (1914 Katliam Raporları); Fondi 149, D. 84 (1938 Konvansiyon Protestoları).
  • Kızılay (Hilâl-i Ahmer) Müzesi ve Belge Fonu (Ankara): 1914 Avlonya Sıhhiye Misyonu Raporları ve Seyyar Vapuru Tahliye Defteri.

Akademik Literatür

  • Bello, Hasan. Marrëdhëniet shqiptaro-turke (1912-1939), Tiranë: QSA / Instituti i Historisë, 2017.
  • Bello, Hasan. "Aktiviteti i delegacionit të Kolonisë Shqiptare të Turqisë në Konferencën e Paqes në Paris (1919)", Tarih İncelemeleri Dergisi, XXXVIII/1, 2023.
  • Ağanoğlu, H. Yıldırım. Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Balkanların Makûs Talihi: Göç, İstanbul: Kum Saati Yayınları, 2001.
  • İpek, Nedim. Rumeli'den Anadolu'ya Türk Göçleri (1877-1890), Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları, 1999.
  • Blumi, Isa. Ottoman Refugees, 1878–1939: Migration in a Post-Imperial World, London: Bloomsbury Academic, 2013.
  • Gingeras, Ryan. Sorrowful Shores: Violence, Ethnicity, and the End of the Ottoman Empire, 1912–1923, Oxford: Oxford University Press, 2009.